Anasayfa   Ýletiþim  
Reklam  
   
 
 
   
Google
   
   
    
 
 

 
 
 
 
 

Yaşadıklarımla barıştım ama kimseyi affetmedim...

Cumhuriyet Dergi 09.08.2009
Yaşadıklarımla barıştım ama kimseyi affetmedim...

Tassos Boulmetis ve ailesi 1964 yılında sessiz sedasız İstanbul’dan sınır dışı edildi. Boulmetis o zaman henüz yedi yaşındaydı. İstanbul’u ve yaÅŸadıklarını unutamadı. Polis ve askerlerden korkması, zamansız telefon ve kapı zillerinden tedirginliÄŸi o günlerden miras kaldı. İstanbul’a da otuz yıl sonra dönebildi. “Bir Tutam Baharat” isimli bol ödüllü filmiyle tüm bu korkuları geride bıraktı. Ama affetmesi için hâlâ erken.


ALİ DENİZ USLU

Tassos Boulmetis 1957 yılında Kadıköy, Moda Caddesi’nde Yunan asıllı bir ailenin çocuÄŸu olarak dünyaya geldi. Aya Efehmia kilisesinin karşısındaki bir bakkal dükkânında ilk çocukluÄŸunu yaÅŸadı. Yıllar 1964’ü gösterdiÄŸinde her ÅŸey deÄŸiÅŸti. Çünkü 1964 “mübadelesi” İstanbul’da yaÅŸayan Rumların sınır dışı edilmesi anlamına geliyordu. Yedi yaşında, Atina’da yeni arkadaÅŸlar, yeni dostlar ve yeni bir hayata yelken açtı. Türkiye’den Yunanlı olduÄŸu için sürgün edilmiÅŸti ama Yunanistan’da da bir Türk olduÄŸu için dışlandı. DoÄŸduÄŸu topraklardan uzaÄŸa düşenlerden yalnızca biriydi Boulmetis. Özlemini duyduÄŸu, vatanım dediÄŸi İstanbul’a dönecek cesareti ise 30 yıl sonra bulabildi. Kadıköy’ü, Moda’yı yeniden tanıdı. İşte tüm bu çeliÅŸkileri sindirdikten sonra menem hayatını “Bir Tutam Baharat” filmiyle beyazperdeye taşıdı. Film birçok ödül aldı, 42 ülkede izlendi. YönetmenliÄŸini ve senaristliÄŸini yaptığı “Bir Tutam Baharat” 44. Selanik Film Festivali’nde de en iyi yönetmen ve en iyi film dahil tam sekiz ödül aldı. Ama niyedir ki Türkiye’de konuÅŸulmadı. Filmin baÅŸarısına raÄŸmen Türkiye’deki ilgisizlik oldukça ilginç. Boulmetis’e de söylenenler ekonomik nedenlermiÅŸ. Nedeni politik olarak görmek istemediÄŸi de özellikle üstünde durduÄŸu bir nokta. Pek çok kiÅŸi filmin adını BaÅŸak Köklükaya ve Tamer KaradaÄŸlı’nın konuk oyunculukları nedeniyle biliyor. Bu da iÅŸin tuhaf tarafı.

2003 yapımı bu filmin özel gösterimi Büyükada’da yeni açılan yazlık Belediye Halk Sineması’nda yapıldı. Biz de oradaydık. Daha sonra Tassos Boulmetis ile filmin hikâyesine konu olan hayatını, geçmiÅŸi ve ÅŸimdiyi konuÅŸtuk.

Boulmetis, “Bir Tutam Baharat”ta travması, acıları ve korkularıyla yüzleÅŸtiÄŸini söylüyor. Elbette bu bir kabullenme olmasa gerek. Anlatıyor; “Evet, travmamla barıştım. Babamdan miras kalan bir hırs ve üzüntüydü o. Hem hayatıma onunla da devam edemezdim. Ama bu barışma o zamanki rejimin yaptıklarını affettiÄŸim anlamına gelmiyor. Yani sisteme karşı hissettiklerim hiç azalmadı. Beni mutlu eden ise bu filmi iki kıyıda da izleyen insanların hissettikleri buruk mutluluk.” Peki, İstanbul’dan sınır dışı edildikten sonra 30 yıl nasıl dayandı, niye gelmek için bu kadar bekledi? Cevaplar yaÅŸanılanların anlatılanlar kadar kolay olmadığını doÄŸruluyor. Boulmetis’in, “İlk sebep travma ve korkuydu. YaÅŸananları unutmak için her ÅŸeyi bırakıp gitmek, uzaklaÅŸmak tek çareniz ya da çaresizliÄŸinizdi. Bu, İstanbul Rumlarında hâlâ tazedir. ‘Unuttuk, bitti, her ÅŸey geçti’ deseler de içlerindekileri bilemezsiniz” sözleri yaÅŸadığı derin tedirginliÄŸi anlatıyor. O yüzden polisleri ve askerleri sevmiyor. Üniformalı insanlardan çekiniyor. Çünkü yedi yaşında da olsa evinden edilmenin ne olduÄŸunun hatırası peÅŸini hiç bırakmamış. “Çok mutlu bir hayat yaşıyordum. Bu ÅŸehre âşıktım. Kıbrıs olaylarının ivmelenmesi İstanbul’da tedirgin edici bir hava yaratmıştı. Anlıyorduk ki biz Rumları iyi günler beklemiyordu.” Hikâyesini anlattığı filminde de bunları görmek mümkün. Zamansız çalan telefonlar ve kapı zilleri kötü haberin tellallığını yapıyor.

Böyle olunca soruyoruz, hâlâ rahatsız oluyor mu bu seslerden? Cevabı tebessümle veriyor ama mutlu bir tebessüm deÄŸil bu; “Artık deÄŸil”.

Tassos Boulmetis yaşadıklarını sinemasıyla anlatıyor. Böyle rahatlıyor, geçmişiyle yüzleşip barışıyor. O yüzden şanslı, ya diğerleri? Bunları paylaşamadan yaşamak zorunda kalıyorlar. Boulmetis sinema olmasaydı ne yapardı? Cevabı o da bilmiyor. Belli ki kendini şanslı görüyor. Sineması geçmişiyle şimdinin farklı dengelerini kuruyor.

“Bir Tutam Baharat”ta İstanbul çok mistik, gizemli ve masalsı bir anlatımla sunulmuÅŸ. Zira Boulmetis yönetmenlik ve senaristliÄŸinin dışında iyi de bir efekt uzmanı. Yine de bunun baÅŸka bir anlamı var gibi geliyor izleyiciye. O da bunu söyledikleriyle doÄŸruluyor, “Bu İstanbul’a duyduÄŸum özlemin resmi”.


SUYUN İKİ TARAFI


Filmin gerçek adı “Politiki Kouzina”, “Åžehrin, İstanbul’un Mutfağı” anlamına geliyor. Türkçeye “Bir Tutam Baharat” olarak çevrilmiÅŸ. Filmde baharat önemli bir metafor. Her ÅŸeyi anlatıyor; aidiyetsizliÄŸi, aÅŸkı, mutluluÄŸu, huzuru, özlemi, hayal kırıklıklarını ve yeri doldurulamayanları... Boulmetis ise öncelikli olarak baharatları vatan deÄŸiÅŸtiren insanların esas unsuru olarak görüyor. “Ulusal mutfaklar bir yerden diÄŸer yere giden insanlar tarafından yapılmıştır ve baharat geldiÄŸiniz yere özeldir. Anılarınızı taşır, özlemi yaÅŸatır” diyor. O, filminde tüm yaÅŸadıklarını ironik, tarafsız ve insani bir jargonla anlatırken, “Suyun İki Tarafı”nın yaÅŸadıklarını hatırlatıyor. Derdi acıları tazelemek deÄŸil, geleceÄŸe daha umutlu bakabilmek. Yine de Türk kahvesi mi? Yunan kahvesi mi? “Baklavaya da sahip çıktılar” nidalarıyla yola devam etmek tercih ve anlayış meselesi. l

Dergi 09.08.2009
Artık zillerin sesi sustu...

Tassos Boulmetis Büyükada’daki film gösterimi öncesinde bir anısını paylaşıyor. Henüz İstanbul günlerinde, çok mutlu bir çocukluk geçirirken epey de haylaz olduÄŸunu söylüyor. Hatta o kadar ki herkesi bezdirdiÄŸini hatırlıyor. Annesi de ona bu yüzden küçük ziller takıyor. Üstünden çıkarmasına da izin vermiyor. Böylece hem geldiÄŸini belli ediyor hem de muzurluk yapmaması için annesinin uyarısını sürekli hatırlıyor. Sonra İstanbul’dan sürgün ediliyor ve Atina’ya taşınıyorlar. Elbette zilini de yanında götürüyor. Hem Türkiye’den gelen bir Yunanlı hem de zil takan bir çocuk olduÄŸu için de epey dışlanıyor. “Dışlandığım için yalnız oynamanın keyfini çıkardım. O yüzden yalnızlıktan da hiç korkmadım. Zillerimi çıkardıktan sonra da kulaklarımdan sesi hiç gitmedi. Ne zaman bu filmi tamamladım, artık onları duymuyorum” diyor, “Hatta filmim de buna göndermeler yaptığım ve ailemin davranışlarını fazla dürüstçe sergilediÄŸim için bana kızdıklarını da biliyorum. Ama özellikle annemin bu filmi defalarca izlediÄŸini biliyorum.”


 

 
Nutuk (Sesli ve Görsel)
 
Etkinlik Takvimi
, 2026
PzrPztSalÇrşPrşCumCts
1 2 3 4
5 6 7 8 9 10 11
12 13 14 15 16 17 18
19 20 21 22 23 24 25
26 27 28 29 30
 
 
 
 
 
Copyright Aralýk 2002 © balkanpazar.org
tasarým ve uygulama Artgrafi.net