İkinci Dünya Savaşı Yılları. Arnavutluk İşgal Altında.
23 Aralık 2007 Pazar Hürriyet
Rus Askerin Ayak Kemiğiyle 60 Yıl
İkinci Dünya Savaşı Yılları. Arnavutluk İşgal Altında. Almanlar Tarafından Bir Dağda Kıstırılan Ervehe Gorishti ve Arkadaşları, ya Uçurumdan Atlayıp Ölecekler ya da Teslim Olacaklar.
İkinci Dünya Savaşı yılları. Arnavutluk işgal altında. Almanlar tarafından bir dağda kıstırılan Ervehe Gorishti ve arkadaşları, ya uçurumdan atlayıp ölecekler ya da teslim olacaklar.
Gorishti, arkadaşlarına söylecek söz bırakmadan atıyor kendini kayadan aşağı. Ayakları kırık ve kendinden geçmiş halde 2 gün sonra bulunuyor. Moskova’ya götürülüp ölen bir Rus askerin ayak kemiği naklediliyor. Gorishti, bugün 82 yaşında.
ERVEHE Gorishti, "Nermin Vlora Falaschi" adıyla tanınan Ulusal Kültür Vakfı’nın İstanbul’da düzenlediği ve Arnavut aydınlarıyla ünlü kadınlarını bir araya getiren 6. Ulusal Kongresi’nin onur konuğuydu. Bugün 82 yaşında olan İkinci Dünya Savaşı gazisi, "Efsanevi Kadın Savaşçı" Ervehe Gorishti’nin hikayesi filmlere konu oldu. Kongrede Arnavutluk’un ünlü yıldızı Rosa Anognasti’nin de aralarında bulunduğu davetlileri duygulandıran Gorishti’nin hikayesi kısaca şöyle:
İLK SAVAŞÇILARDAN Arnavutum, Vloralıyım. Arnavutluk çok küçük, ama tarihi çok büyük. Savaş çıkınca ben de katıldım. Sadece ben değil, birçok kız arkadaşım vardı. Biz ilklerdendik. Faaliyetlerimizden dolayı, özellikle İtalyan faşistler ve Naziler tarafından tanınmıştık. Emir üzerine Benun Dağı’na çıkmak zorunda kaldık. Vlora’da Naziler çok büyük katliam yaptı. 28 bin şehit verdik.
YAKALAYIN EMRİ Dağa çıkınca Almanlar yakalanmamazı istedi. Kış koşullarında, bize karşı yürütülen harekátta çok arkadaşım öldü. Ben de yaralandım. Her şeye rağmen devam ettik. Özel olarak hücum emri aldık. Belki de son hücumdu. Bir hücumdan sonra bulduğumuz bütün silahları almış geri dönüyorduk. Zor bir kıştı. Her yer karanlıktı. O koşullarda dağa tırmanmak çok zordu. Üç-dört kişi kalmıştık. Nerede olduğumuzu ve kimin nerede olduğunu bilmiyorduk.
ARKADAKİ GÖLGELER Arkamızdan birtakım gölgelerin bizi izlediğini fark ettik. Bir arkadaş Almanlar olabileceğini söyledi. Ben "Siz konuşmayın. Arkamızdan gelen gölgelerden parola isteyeceğim" dedim. Parolamız "Arnavutluk, Arnavutluk"tu. Parolayı beklerken silah sesleri duyduk. Mermilerimiz tükenmişti. Tek yolumuz kaçmaktı. Kaçışımız demek, kayadan, dağdan aşağı kendimizi atmaktı. Hiç beklemedim, atladım. Oradan sağ kurtulabileceğimizi düşünmüyorduk. Zaten ölmek için atladık.
BİR MUCİZE OLDU Gözlerimi açtığımda küçük bir akarsu gördüm yanımda. Oraya düşmüşüm. Uyanıp kendime geldiğimde, biraz daha sürüklendim. Gördüğüm bir açıklıkta mağaraya girdim. Mağara bir kayanın ucunda, sanki bir kayanın altındaydı. Sonra o mağaraya girdim. Ama bir daha kalkamadım oradan. İki ayağımı kullanamadığımı fark ettim ve ölümü beklemeye başladım. Beni iki gün sonra buldular, Moskova’ya götürdüler. Orada takılan Rus askerin ayak kemiğiyle 60 yıldır yaşıyorum.
Benun Dağı operasyonu
1939’da İtalyanlarca işgal edilen Arnavutluk, önce İtalyanlarla, sonra Nazilerle mücadele etti. Almanlar, özellikle güneyde Vlora’daki partizanları yok etmek için çok büyük askeri operasyonlar düzenledi. İkinci Dünya Savaşı’nın en çetin savaşları burada verildi. 23.12.2007
|