Bosna'daki acıları biz de yaşadık
Bosna'daki acıları biz de yaşadık 21 Mart 2008, Hürriyet Kelebek Sinem VURAL Bosna Savaşı'nda yaşananları konu alan "Ölüm Çiçekleri" bugün Star TV'de başlıyor.
Erhan Emre, İlyas Salman ve Zeynep BeÅŸerler'in baÅŸrolde olduÄŸu, Bosna Savaşı'nda yaÅŸananları ekrana getirecek olan "Ölüm Çiçekleri" bugün Star TV'de baÅŸlıyor. Dizide bir komutanı canlandıran Erhan Emre, "SavaÅŸ varken ben gençtim ve Almanya'ya kaçan ve aynı sınıfta okuduÄŸum çok BoÅŸnak arkadaşım vardı. Savaşı görmüşlerdi ve yaÅŸadıkları her ÅŸeyi anlatıyorlardı. Acılarını birinci ağızdan duydum. O acıları onlarla yaÅŸadım" diyor. 90'larda Bosna'daki savaÅŸ sırasında yaÅŸananların ve Sırp katliamının anlatıldığı Star TV’nin yeni dizisi "Ölüm Çiçekleri" Saraybosna bugün ilk bölümüyle ekrana geliyor. Gerçek kiÅŸiler ve olayları konu alan dizinin çekimleri Saraybosna’da tüm hızıyla devam ediyor. Ölüme karşı direnen inadına aşık olmayı baÅŸaran bir avuç Türk’ün destansı mücadelesinin anlatıldığı dizinin yapımcılıklarını Soner Yalçın ve Cüneyt Özdemir, yönetmenliÄŸini Turgut Yasalar üstleniyor. Dizinin baÅŸrol oyuncularından Erhan Emre, İlyas Salman ve Zeynep BeÅŸerler Kelebek'e konuÅŸtu. ERHAN EMRE (CEMİL KARAKTERİ) Acılarını ben de yaÅŸadım Son yıllarda Almanya’da tanınan bir Türk oyuncusunuz. Sinema filmlerinin ardından bir Türk dizisinde yer almanız nasıl oldu? - Almanya’da bir film bitirdim, 7 ay onunla uÄŸraÅŸtım ve o arada baba oldum. Harika Uygur ile 5-6 yıldır tanışıyoruz. Ona sık sık senaryo gönderdim ama uygun olmadı. Bana da birkaç senaryo geldi ama onlar da olmadı. Bu kez "Ölüm Çiçekleri" Saraybosna'nın senaryosunu okudum ve çok hoÅŸuma gitti. Prodüktörlerini de beÄŸeniyordum. Almanya’da yaşıyordum ve açıkçası Türkiye ile pek fazla ilgim yoktu. Hep tatile geliyordum. Baba olmamın da bunda etkisi oldu. İnsan baba olduÄŸu zaman nereden geldiÄŸini daha iyi hatırlıyor ve çocuÄŸuna da özlerini aktarmak istiyor. Bu deÄŸerleri de oÄŸluma vermek istiyordum. Türkiye ile bir baÄŸlantı aradım ve bu projenin bu açıdan doÄŸru olduÄŸunu düşündüm. Hem Türkçeyi hem de Türkleri öğrenmek istedim. Maalesef bunu Türkiye yerine Bosna’da öğreniyorum ama bundan dolayı çok mutluyum. Burada bir Türkiye havası da var çünkü 60 kiÅŸi buradayız. Her ÅŸey bana uygun geldi. - Bu dizi sizin için Türk seyircisiyle buluÅŸmak için bir araç da olacak... Türk seyircisinin beÄŸenilerini henüz tanımıyorum, onlar da beni çok iyi tanımıyor. Bu vesileyle tanışmış olacağız. - Cemil nasıl bir karakter? Babasının yolundan gidiyor. Babası Kıbrıs'ta savaÅŸta vefat ediyor. Cemil görevden dönerken komutanı onu evlatlık olarak alıyor ve ona yeni bir görev vererek kanadı ona bırakıyor. Saraybosna’da bulunmak lazım diyor. O da görevi kabul ediyor. Çok sivri bir insan. Her ÅŸekle giriyor. Bir yere gittiÄŸi zaman karşısındaki insanlar gibi davranıyor, onların giysilerinden buluyor. Onlarla konuÅŸmaya çalışıyor. Her ortamda gülümseyen, eÄŸlenen bir insan. Benim oynadığım karakter gerçek bir insan. Kendisiyle tanıştım, bilgi de aldım ama kimliÄŸini deÅŸifre edemem. - Peki "o" kiÅŸi olurken zorlanıyor musunuz? Henüz zorluk yaÅŸamadım. Burada rolüm için keskin niÅŸan eÄŸitimi alıyorum. Askeri eÄŸitim görüyorum. Kendim askerliÄŸi tam olarak yapamadım. Yurtdışında yaÅŸayan vatandaÅŸlar paralı olarak bir ay askerlik yapıyor. Ben burada 4 ay askerlik eÄŸitimi aldım ve bu diziden sonra tam bir askerlik eÄŸitimi almış olacağım kesin. - Bosna’da yaÅŸanan katliamı bir nevi orada tekrar yaşıyorsunuz. Sizin o dönemden kalan anılarınız var mı? Almanya’ya göçmen olarak kaçan BoÅŸnak arkadaÅŸlarınız var mıydı? Åžu anda yaÅŸananları bire bir hissediyorum. SavaÅŸ varken ben gençtim ve Almanya’ya kaçan ve aynı sınıfta okuduÄŸum çok BoÅŸnak arkadaşım vardı. Savaşı görmüşlerdi ve yaÅŸadıkları her ÅŸeyi anlatıyorlardı. Ne yaÅŸadılar ne kaybettiler anlatıyorlardı. Acılarını birinci ağızdan duydum. O acıları onlarla yaÅŸadım. Burada yaptığım iÅŸi severek yapıyorum. Burada baÅŸka bir hayat yaÅŸanıyor. Buradaki insanlar bu savaşı unutmak istiyorlar. Daha doÄŸrusu baÅŸka ülkeler de bu millete yaÅŸanılan savaşı unutturmaya çalışıyorlar. Böyle bir savaÅŸ hiçbir zaman unutulmaz, unutturmamak da lazım. Bunun için de biz ve yaptığımız iÅŸ devreye giriyor. Burada yaÅŸayan kiÅŸilerle de konuÅŸtuk, arkadaÅŸlık kurduk. Buraya gelip bu diziyi çektiÄŸimiz ve onların hikayelerini ve acılarını dile getirdiÄŸimiz için teÅŸekkür ediyorlar. İLYAS SALMAN (EYÜP SABRİ KARAKTERİ) Teklifi seve seve kabul ettim Uzun zamandır dizilerde yer almamıştınız kaç sene oldu tam olarak? - 1991’te Teleon’da "İstanbul’da bir Malatyalı" isimli bir dizide oynadım 50 bölüm. Yunus Bülbül ile 12-13 bölümlük bir dizi yaptım ama çok sevdiÄŸim bir dizi olmadı. Bu üçüncü dizim ama aradan on küsür yıl geçmiÅŸ. - Bunca zamandan sonra nasıl oldu da Ölüm Çiçekleri Saraybosna'ya 'evet' dediniz? Barış yanlısı bir adamım. Silahtan nefret eden bir insanım. Bosna Hersek’te 1991-92 yılında Milosevic faÅŸistinin etrafında toplanan Çetnik’ler buradaki Türk-Müslüman halka kıyım yaptı. 300 binden fazla insan öldü ve bu dizide onlar için bir ağıt yakılıyor. Bu diziyi seve seve kabul ettim. - Nasıl bir karakteri canlandırıyorsunuz? Burada Milosevic ve yandaÅŸlarına karşı mücadele veren devrimci bir grubun içerisinde yer alıyorum. İş olarak çöpçülük yapıyorum ama gizliden gizliye mücadelenin içerisindeyim. OrtayaÅŸlı bir temizlik işçisiyim. İyi oynadığımı zannediyorum ama nihai kararı verecek olan Türk halkıdır. Biz burada bu savaÅŸa ve kıyıma ağıt yakıyoruz, umarım Türk halkı bu ağıta kulak verir. Öyle sanıyorum ki Türkler kadar, Avrupa’dakiler de bu ağıta kulak tıkamayacaklar. - Sis ve Gece’de de yine bir davanız vardı... Oradaki karakter namus uÄŸruna babasını ve eÅŸini öldürmüş ve cezaevine düşmüş bir adamdı. O filmle "En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu" dalında 4 ödül aldım ve adaylıklarımda devam ediyor. Eskiden ödüllere pek deÄŸer vermezdim. Gençlik kafasıyla o rüzgarlar farklı esiyordu bizde. YaÅŸlandıkça anlıyorum ki geride bırakacağım tek ÅŸey bu dünyada bıraktıklarımdır. Yaptıklarımın belgesi de bu dünyada aldığım ödüller olacak. - Belki de uzun süren sessizliÄŸinizi kırma nedeniniz biraz da bu oldu... Sanatçının emeklisi olmaz. Sanatçı ya sahnede ya da kamera önünde ölür. Bunu düşündüm ve iÅŸimi yapmaya devam ediyorum. - Sette ortamınız nasıl? Bosna’daki ortamınız nasıl? Çok güzel bir ortamda çalışıyoruz. Åžu anda İstanbul nasıl bilmiyorum ama burada karda kışta çalışıyoruz. Genel çalışma alanlarımız da dışarıda olduÄŸumuz için resmen donarak geziyoruz. Zatürre olmadığımıza bin şükür ediyoruz. SoÄŸuk dışında hiçbir zorluÄŸumuz yok. ArkadaÅŸlık çok iyi, dostluk çok iyi. Buradaki insanlar da Milosevic döneminden kalan travmayı atlatmışa benzemiyor. Hala o yarayı saramamışlar. Dünyaya gülerek bakamıyorlar. Ailesinden kayıp vermemiÅŸ tek bir aileye bile rastlamadık. Dizi zaten o dönemde yaÅŸanmış belgelere dayanarak yazılıyor. Karakterlerin tümü gerçekten yaÅŸamış insanlar. Ama bu durum tabii ki yoruma açık. Her oyuncunun kendi tarzına ve yorumlayış tarzına uygun olarak karakterler çıkıyor. Benim karakterimin karısı, çocuÄŸu hiçbir akrabası yok. Bir hayatı var ve bu hayatı kimseyle paylaÅŸmak istemiyor. Bunu elimden geldiÄŸi kadar adam gibi oynamaya çalışıyorum bu iÅŸin eÄŸitimini almış bir insan olarak. ZEYNEP BEÅžERLER (YELENA KARAKTERİ) Rolüm için bütün zorlukları göze aldım Dizide yer almayı nasıl kabul ettiniz? - Projeyi ve karakter analizini ilk okuduÄŸumda çok sevdim ve projede olmayı çok istedim. Zor bir proje ama bütün zorluklarını göze alarak bu rolü oynamak istedim. Kendimi üç gün sonra Bosna’da buldum. Böyle bir projede olmak için gözüm arkada kalmadan geldim. Yelena nasıl bir karakter? - Çentik lideri İvan’ın kızı, annesini Türkler’in öldürdüğünü zannettiÄŸi için Türkler’den nefret eden, çok sert ama içinde bir o kadar da duygusal taraf ve merhameti bulunduran bir kız. Dışarıdan bunu göstermiyor ve merhametli olduÄŸu durumlar çok sınırlı. Çok iyi silah kullanıyor, erkek gibi yetiÅŸtirilmiÅŸ bir kız. Hobi olarak poligonda silah kullanıyordunuz ama siz de bir eÄŸitim aldınız mı? - Bir eÄŸitim almadım. Poligonda hobi olarak daha önce silah kullandığımı söylemiÅŸtim ve bundan dolayı tepki de topladım. Silaha karşıyım ve silahsızlanmadan yanayım ama bu da benim hobim. Spor amaçlı sadece poligonda yapıldığı sürece güzel. İlk kez kötü bir rolde görüyoruz sizi. Karakteriniz Türkler’den nefret ediyor. Bu durum gözünüzü korkutmadı mı? - İzleyiciler genellikle karakterleri sizlerle örtüştürüyor ve sizi gördüğü karakter zannediyorlar ama alacağım tepkilerden korkmuyorum. Yelena kötü olarak baÅŸlayıp iyi bir karakter olacak. Bir yerde iyi olacak ama nerede ne ÅŸekilde döneceÄŸi tamamen sürpriz. Karakterin kötülüğü neye hizmet edeceÄŸine de baÄŸlı. O kadar karanlık bir geçmiÅŸ anlatıyor ki bu hikayede kötüyü bile oynamak bir sorumluluk ve elimden geldiÄŸince bu sorumluluÄŸu yerine getirmeye çalışacağım. - Neden dizinin adı Ölüm Çiçekleri? Bosna’daki büyük katliamdan sonra halk kelebekleri takip etmiÅŸ. Bu kelebeklerin gittiÄŸi çiçekler toplu mezarların üzerlerinde açan "Ölüm Çiçekleri" adı verilen bir çiçek. Bosnalılar kelebekleri takip ederek 300’e yakın toplu mezarı bulmuÅŸlar. - Sizin karakteriniz de birebir gerçek yaÅŸamdan alınmış bir karakter mi? Evet ama Yelena birçok farklı karakterin toplamı. Dizide bazı karakterler birebir gerçek ama bazı karakterler farklı karakterlerden toplanılan özelliklerle yaratılmış. - Yapımcılarınız, oyuncularınızla dev bir kadro... Bosna’da bu diziyi çekmek nasıl bir duygu? Diziyi Türkiye’de çekiyor olsaydık belki bu halde olmazdık. Burada yerdeki bomba izlerinden tutun, binalardaki mermi izlerine kadar birçok ÅŸey duruyor. Türkiye'de çekim yapmıyor olsaydık aynı duyguyu yaÅŸatamazdık. Bu savaşı yaÅŸayanlarla tanıştık. Ekibimizde çalışan BoÅŸnak’ların bile o kadar ilginç ve de korkunç hatıraları var ki o anı tekrar yaÅŸadıklarını görmek gerçekten inanılmaz. BilmediÄŸimiz bir ülkede iÅŸ yapıyor olmanın bir zorluÄŸu var elbette ama asla ÅŸikayetçi deÄŸiliz. En doÄŸrusu ancak böyle ortaya çıkacaktı. İyi bir iÅŸ yapmak ve birilerine bir ÅŸeyleri anlatabilmek adına burada olmaktan mutluyuz. Bu hepimizin üstlendiÄŸi bir sorumluluk. Baskıyı hafif de olsa hissediyoruz. İnÅŸallah alnımızın akıyla bu iÅŸi en iyi ÅŸekilde yapıp bir çok insana ulaÅŸabileceÄŸiz. - Bosna’ya gittiÄŸinizde insanların verdiÄŸi tepkiler nasıldı? Çok olumluydu. Burada böyle bir çekim yaptığımızdan dolayı bize teÅŸekkür ettiler ve yardım etmek için ellerinden geleni yapıyorlar. - Siz yaÅŸanan savaÅŸ hakkında ne düşünüyorsunuz? YaÅŸanan karanlık bir dönem var ve biz bu döneme bir mum yakabilmeye çalışıyoruz. Bosna’da yaÅŸananların bir katliam olduÄŸu sadece birkaç yıl önce resmi kayıtlara geçti. Avrupa olanları geç kabul etti. Biz burada (Bosna’da) yaÅŸananların bir katliam olduÄŸunu çok daha önceden biliyorduk. Dünya bu katliamı sadece seyretti. Bu hakikaten çok korkunç. Burada oldukça daha da korkunç sonuçları olduÄŸunu görüyorsunuz. Umarız yaptığımız iÅŸle bilmeyenlere bir ÅŸeyler öğretmeyi, hatırlamayanlara hatırlatmayı, görmek istemeyenlere de göstermeyi baÅŸarırız. - Çalışma ortamınız oldukça zorlu. Çekimler nasıl gidiyor? Gerçekten çok üşüyoruz. Hava bir açık, bir kapalı, bir güneÅŸli, bir yaÄŸmurlu. Buraya gelmiÅŸ olan ekip birbirimize çok çabuk kaynaÅŸtık ve güzel bir ortam kuruldu. YaÅŸanan problemleri büyütmüyoruz. Uzun süre Bosna’da kalacağız ama bu durumdan da ÅŸikayeti olduÄŸumu söyleyemem. Aralarda İstanbul’a gideceÄŸiz tabii ki ama mümkün olduÄŸunca burada kalmayı ve atmosfer içerisinden çıkmamayı tercih ediyoruz. - Erhan Emre’yi nasıl buldunuz? Erhan gerçekten Almanya’da baÅŸarılı bir oyuncu. Burada bize çok güzel uyum saÄŸladı. Birlikte çok gülüyor ve eÄŸleniyoruz.
|