Adriyatik’in kültür köprüsü
Adriyatik’in kültür köprüsü
Hürriyet Seyahat Eki 21 Temmuz 2008
KaradaÄŸ’ın Adriyatik Denizi kıyısındaki en güzel koylarından biridir Kotor. Denizcileri ve deniz tüccarlarıyla ünlüdür. 12 ile 14’üncü yüzyıl arasında inÅŸa edilen limandaki tarihi ÅŸehir bölgesi OrtaçaÄŸ döneminin kent hayatının çok iyi korunmuÅŸ fotoÄŸrafını verir. UNESCO’nun Dünya Kültür Mirası listesindeki bu bölge, dar sokakları, küçük meydanlarındaki kafeleriyle tarihi bir filmin platosunu andırır. Adriyatik’teki kruvaziyer turlarının popüler duraklarından biri olan Kotor, ılık iklimi, gezecek ve görecek mekánlarıyla gittikçe popülerleÅŸen bir turizm merkezi.
21’inci yüzyıldayız, fakat bilim hálá Adriyatik’in Köprüsü unvanına sahip Kotor’daki ilk yerleÅŸkenin tam olarak ne zaman oluÅŸtuÄŸunu belirleyemedi. Kesin olan bilgi, Perast, Prcanj, Dobrota gibi farklı yerleÅŸkelerden oluÅŸan Kotor’un en az 2 bin yıllık kıyı kenti olduÄŸu, tarihi boyunca Venedikliler, Osmanlılar, Avusturyalılar ve Fransızlar tarafından yönetildiÄŸi. Kent bu kadar eski ve köklü olduÄŸu için tarihiyle ilgili halk arasında birçok efsane dolaşır. ÖrneÄŸin söylentiye göre Kotor’un Dobrota bölgesi şöyle oluÅŸmuÅŸtur: Dünyayı dolaÅŸan iki maceraperest denizci gri sulara vardığında dinlenmek üzere demir atar ve kıyıya inip büyük bir kaya parçasının üzerine oturur. Denizcilerden biri elini kayanın saÄŸ tarafına attığında bir tablet bulur. Tablette "10 adım atın ve sonra kazmaya baÅŸlayın" yazmaktadır. Denizciler tabletteki tavsiyeye uyar. Kazdıkları yerden küçük bir sandık çıkar. Sandık kendiliÄŸinden açılır ve içinden sihirli harflerle yazılmış bir mektup çıkar: "Burası herkesin iyiliÄŸi için var." Bunun ne anlama geldiÄŸini anlayamayan denizciler geceyi bu körfezde geçirmeye karar verirler. Gece yarısı yeniden açılan sandıktan "Uyumadan önce dileyin benden ne dilerseniz" cümlesi yükselir. Fakir denizciler taÅŸtan evler ve güzel eÅŸler dilerler. Sabah uyandıklarında beyaz taÅŸtan evlerle karşılaşırlar. İşte Dobrota böyle kurulur. Dobrota bu nedenle de Kotor’un mutlaka ziyaret edilmesi gereken efsunlu bir bölgesi.
SAHİL ÇAKILLI DENİZ NEFİS
Kotor’un en meÅŸhur bölgesi tarihi ÅŸehir bölümü. Venedikliler ve Osmanlılar tarafından biçimlendirilen, surlarla çevrili bu bölgede katedraller, kiliseler, küçük saraylar ve müzeler var. 5 kilometre uzunluÄŸundaki surlara üç dev kapı açılmış. Hangi kapıdan girerseniz girin, yol sizi ÅŸehrin en ünlü binalarından birine, Sveti Tripun’a götürecektir. Bunun dışında 8’inci yüzyıldan kalma saat kulesini, 17’nci yüzyıldan kalan Prens’in Sarayı’nı ya da 12’nci yüzyıldan kalma Sveta Marija Kilisesi’ni ziyaret edebilirsiniz. Eski Åžehir’de birçok butik ve cafe de var. Özellikle ünlü tasarımcıların ayakkabı ve kıyafet dükkanlarını görürseniz ÅŸaşırmayın. Hediyelik eÅŸya ve antika dükkanları da adım başı karşınıza çıkacak. Yani alışveriÅŸ yapmak için en uygun yer burası.
Kotor’un tarihi alanları kadar mavi denizi, çakıl taÅŸlarıyla dolu sahili, Kotor Dağı’nı süsleyen rengarenk bitki örtüsü de seyahatçileri bu kente çeken sebeplerden biri. Kışları en düşük sıcaklık 15 derece. Yılın neredeyse 144 günü denize girilebilen Kotor’da plaj olarak kıyı ÅŸeridine dizilmiÅŸ oteller kullanılır. Ama eÄŸer mutlaka kum plajı istiyorsanız Orahovac ve Ljuta bölgelerine gitmeniz gerekiyor. Bu bölgeler merkezden birkaç kilometre ötede. Ama merkezde kalmayı tercih ederseniz çakıl taÅŸlı plajların çevresindeki cafeler de size çok iyi bakacaklardır. Yerel serinletici içkiler ikram edip hemen rahat bir ÅŸezlong ve büyük bir ÅŸemsiye hizmeti veriyorlar. Denizin de kumlu plajlara oranla çok daha serinletici ve güzel olduÄŸunu da ekleyelim.
MUTLAKA GÖRMELİSİNİZ
Perast - Kotor’un en sessiz sakin bölgelerinden biri. Sokaklarındaki Rönesans ve Barok dönemi binaları geçmiÅŸinin zenginliÄŸini yansıtıyor. 16 tane Barok dönem sarayı bulunan bölgede zengin denizci eÅŸleri şık kılıklarla alışveriÅŸe çıkar. Ã�şıklar gözlerden uzak bir gün geçirmek için burayı tercih eder. Özellikle temmuz ve aÄŸustosta birçok geleneksel müzik festivaline ev sahipliÄŸi yapan bu bölgeyi gezerken tarihin içinden geçeceksiniz.
Skrpjela - Kotor Belediyesi’ne baÄŸlı Boka Kotorska Körfezi’ndeki bir ada aslında burası. İnanışa göre Perast ve Kotor’dan geçen denizcilerin taşıdığı taÅŸlarla yapılmış, suni bir ada. En önemli yapısı büyük Skrpjela kilisesi. Efsaneye göre Perastlı balıkçılar tarafından mucizevi bir biçimde bulunan Kutsanmış Bakire Meryem ve Çocuk ikonu kilisenin yapılma nedeni... Denizcilerin ve balıkçıların koruyucu azizesi Kutsanmış Bakire’ye adanan 1630’da inÅŸa edilen bu harikulade yapı tarihin en mistik anıtlarından biri. Kotor kıyısından bu adaya gitmek çok kolay. Limandaki turizm acentelerine gidip kayıt yaptırmanız yeterli. Taksi gibi çalışan tekneler sizi götürüp getiriyor.
Sveti Ivan Kalesi - Bu kaleyi gezmeden dönerseniz hata edersiniz. Aziz Ivan Kalesi olarak da bilinen bu kalenin istinat duvarları deniz seviyesinden 280 metreye kadar yükseliyor. Kaleye tırmanmaya baÅŸlamadan önce mutlaka makinenizi hazır edin çünkü Kotor’un ve Boka Kotorsko Körfezi’nin fotoÄŸrafınızı çekebileceÄŸiniz en güzel yere gidiyorsunuz. Kalenin kıvrımlarında ilerlerken dinlenip bir ÅŸeyler içebileceÄŸiniz duraklar da var elbette.
Denizcilik Müzesi - Kotor’da kime sorsanız gösterecektir. Bu müze turistlerin en çok ziyaret ettiÄŸi yerlerden biri çünkü Kotor tam bir denizci kenti. Hem antika tabloları hem de neredeyse 9’uncu yüzyıla ait denizcilik aletlerini bu müzede görebilirsiniz. Sergilenen objelerle birlikte Kotorlu ünlü denizcilerin, sanatçıların, gemi işçilerinin, kaptanların, diplomatlarının hikáyeleri anlatılıyor. Özet ve eÄŸlenceli bir Kotor tarihi var anlayacağınız. Zaten müze yetkilileri de "Denizimizdeki gerçek hazine burada" diyor.
NEREDE YENİR, EĞLENİLİR
á Neredeyse her restoranda yemeÄŸe kalamarla baÅŸlayabilirsiniz. Bir kasenin içine taze kalamarı koyuyorlar. Üstüne zeytinyağı, sarmısak, limon ve maydonoz. Ne ızgara, ne kızartma. Çok lezzetli çünkü püf noktası Adriyatik’in büyük kalamarlarında saklı.
á Güveçte kuzu ve özel yapım ekmekleri de mutlaka denemelisiniz. Bir kaç restoran önerisi: Güzel pizza için Pasteria’yı tercih edin. Åžehrin tarihi bölümünde, Sveti Tripun Katedrali’nin tam karşısında. Güzel manzara için Hotel Splendido’nun restoranı iyi seçim. Restoran Crsarica ise deniz mahsullerinde çok baÅŸarılı.
á Roma İmparatoru’ndan esinlenerek isimlendirilen gece kulübü Maximus sadece Kotor’un deÄŸil tüm Adriyatik’in en büyüğü. Sadece bir disko deÄŸil, bir eÄŸlence kompleksi. Åžehrin tarihi bölümünde. 600 kiÅŸilik barı, 800 kiÅŸilik birahanesi, 50 kiÅŸilik piyano barı ve 2 bin kiÅŸilik diskosu var. Biraz daha küçük ve samimi mekán arayanlara üç öneri: Yine ÅŸehrin tarihi bölümündeki Le Cesare, Dobrota’daki Malibu veya Lugano.
|