Vardar'ın birleştirdiği kent: Üsküp
Vardar'ın birleştirdiği kent: Üsküp
Mustafa İsen Cumhuriyet / Gezi- 7 Eylül 2008
Üsküp, çeşitli yolların kavşak noktasında yer alan tarihi bir kent olarak iktisadi bakımdan da önemli bir merkez. Bu da kentin iktisadi önemini gözler önüne seriyor. Kentte Türkiye'den gelmiş mallarla ve bunların satıldığı pazarlarla karşılaşmanız mümkün. Bu pazarlarda satılan mallar ve karşılaşacağınız manzaralar hatta "bitpazarı" gibi terimler bile bize ait.
Mustafa İsen
Cumhuriyet / Gezi- Üsküp Makedonya Cumhuriyeti’nin baÅŸkenti. 1992 yılında bağımsızlığını ilan eden Makedonya, uluslararası düzeyde ilk olarak ülkemiz tarafından tanındı. Üsküp doÄŸumlu büyük ÅŸair Yahya Kemal Beyatlı’nın ifadesiyle “Åžar Dağı’nın eteÄŸinde Bursa’nın devamı”.
Kent eskiden Makedonya Krallığı’nın da merkeziydi. Sonra Roma ve Bizans imparatorluklarının eline geçti. 1392 yılında ise atalarımız bu toprakları fethederek Osmanlı topraklarına kattılar. Burası tarihten itibaren beÅŸ yüz yirmi yıl, 1912’ye kadar bizim kentimiz oldu. Üsküp iki bölümden meydana gelen bir kent; eski Üsküp ve yeni Üsküp’ten oluÅŸuyor. Balkanlar’da hemen hemen bütün önemli yerleÅŸim merkezleri gibi bir nehrin iki yakasına kurulmuÅŸ. Sözü edilen bu nehir çok tanıdık bir isim; Vardar. Nehrin güneybatı tarafı yeni Üsküp. Asıl Türk uygarlığını yansıtan örnekler eski Üsküp’te ve tabii nehrin kuzeydoÄŸu tarafında. Kent 1968 depreminde büyük bir tahribat yaÅŸamasına raÄŸmen bugün sözü edilen uygarlığın en önemli yansıma noktalarından biri.
Üsküp çarşısı Anadolu’daki tarihi dokuya sahip benzer kentlerin çarşılarını andırıyor. Tek katlı dükkanlar, demirciler, bakırcılar, yorgancılar, kavaflar gibi adlarla anılan çarşı ile müştemilatı, hanlar, hamamlar hepsi yerli yerinde. Bunların kimisi eski iÅŸlevlerini yitirmiÅŸ olsa bile tanıdık bir mekanın tamamlayıcısı olarak ayaktalar.
Vardar’ın iki yakasında düz bir alana yerleÅŸen Üsküp’ün kalesi, benzer kaleler gibi kente bir kartal yuvasını andıran bir tepeden bakıyor. Üsküp’e hakim olan farklı uygarlıkların izlerini taşıyan kale, heybetli duvarları, yüksek burçları ve geniÅŸ kanatlı kapılarıyla uzun bir geçmiÅŸi yansıtıyor.
Üsküp, çeÅŸitli yolların kavÅŸak noktasında yer alan tarihi bir kent olarak iktisadi bakımdan da önemli bir merkez. Bu yüzden atalarımız burada iktisadi hayatın gerekleri olan çarşılar, hanlar inÅŸa etmiÅŸ. Osmanlılar Üsküp’te on yedi han yaptırmışlar. Bu da kentin iktisadi önemini gözler önüne seriyor. Sulu, KurÅŸunlu ve Kapan Han bunların ayakta kalan örnekleri.
Üsküp’ün can damarı olan Vardar Nehri, üzerindeki zarif taÅŸ köprü ise beÅŸ yüz küsur yıldır iki yakadaki insanların birbirine kavuÅŸmasını saÄŸlıyor. Türk medeniyetinin Balkanlar’daki en güzel örneklerinden biri olan bu ÅŸaheser, başından geçen onca felakete, tanıklık ettiÄŸi acı tatlı binlerce olaya raÄŸmen zamana direniyor. Her ne kadar ufak tefek kayıpları olmuÅŸ, mesela tam ortasında yer alan kitabenin bir bölümü tahrip edilmiÅŸse de görevini aksatmadan sürdürüyor. Üsküp dün olduÄŸu gibi bugün de Rumeli’de Türkçe’nin yazı dili olarak en canlı yaÅŸadığı yer. Ayrıca ülkede günde beÅŸ saat Türkçe radyo yayını yapılıyor. Televizyonda da 1996 başından itibaren günde iki saat Türkçe yayın var. Balkanlar’ın baÅŸka bölgelerinde sıklıkla rastlandığı gibi Üsküp’te Türkiye’den gelmiÅŸ mallarla ve bunların satıldığı pazarlarla karşılaÅŸmanız mümkün. Bu pazarlarda satılan mallar ve karşılaÅŸacağınız manzaralar hatta “bitpazarı” gibi terimler bile bize ait. Size önerimiz Üsküp’e kadar gelmiÅŸken buradaki eski çarşıda bir Türk lokantasında yanında kırmızı biber turÅŸusu ile birlikte “tafça-grafça” yemeden ayrılmamanız. Daha baÅŸka Kapan Han’ın yanındaki kebapçılardan kebap yemeyi ihmal etmeyin. Mutlaka Vardar’ın ayırdığı iki Üsküp’ü gezmenizi, kıyısında da Türk kahvesi içmenizi öneririm.
Üsküp’ten güzel bir yolla batıya doÄŸru yollandığınızda ünlü tezkire yazarımız Aşık Çelebi’nin adını taşıyan Gazi Mahallesi’nden geçip dar bir vadiye ineceksiniz.
Vadi bir süre sonra bitecek ve önünüze gittikçe geniÅŸleyen bir ova serilecektir. Burası türkülere konu olmuÅŸ Vardar Ovası’dır. Türküde “Åžar dağından kalkan kazlar, ak topuklu beyaz kızlar, Vardar Ovası kazanamadım sıla parası” olarak anlatılan ova.
Tabii bu ova adını Üsküp’ün de içinden geçen Vardar Nehri’nden alır.
Ovanın dört yanı dağlarla çevrili. Ama asıl görkemli olanı kuzeydeki Şar Dağları. Popova Şapka ise bu dağların en yüksek tepesi ve bölgenin çok önemli bir kış sporları merkezi. Batısında yer alan Mavrova Gölü de aynı şekilde turistik bir merkez.
Konaklama-yemek
Alexander Palace Otel şehir merkezine üç kilometre uzaklıkta (www.aleksandarpalace.com.mk), şehir merkezindeki oteller; Stone Bridge (www.stonebridge-hotel.com), Arka Otel (www.hotel-arka.com.mk), Holiday Inn Otel (www.holidayinn.com.mk)
Makedonya’da Türk yemek kültürü bütün incelikleriyle ve zenginliÄŸiyle yaÅŸanıyor. Rumeli ve Balkan müzikleri ve folklör kültürümüz eÅŸliÄŸinde kebapcinja, tavche grace, musakka, börek, baklava, lokum gibi damak tadımıza uygun yemekleri yiyebilirsiniz.
Tavsiye edebileceğimiz ünlü restoranlardan bazıları Ezerce, Marakana, Anja, Vodenica, Makedonska Kuka.
Nasıl gidilir?
THY ile pazartesi ve perşembe hariç her gün direkt gidiş ve dönüş uçuşları var. Makedonya Hava Yolları ile de pazartesi, çarşamba, perşembe ve cumartesi olmak üzere haftada dört gün gidiş ve dönüş uçuşları var.
7 Eylül 2008
|