Anasayfa   Ýletiþim  
Reklam  
   
 
 
   
Google
   
   
    
 
 

 
 
 
 
 

Anlıyorum Sayın Başbakan

Anlıyorum Sayın BaÅŸbakan    



Ertuğrul ÖZKÖK

27.05.2009 Hürriyet


   
BABAANNEM, İzmir Alsancak Garı’nın yanındaki Devlet Demiryolları Hastanesi’nde öldü.

Bunu birkaç defa yazdım.

O kadar çok etkilendim ki, o sahne hayatımın sonuna kadar gözümün önünden gitmeyecek.

Bedeni küçücük kalmıştı.

Başında, hayatı boyunca belki de sadece tek başına kaldığı zaman çıkardığı siyah örtüsü vardı.

Ölümünden iki gün önce hastanede yanına gittiğim zaman, pencereden uzaklara bakıyordu.

Bana, sanki Bulgaristan’a bakıyormuÅŸ gibi gelmiÅŸti.

Hayatı boyunca hep oranın Balkan türkülerini söylemişti.

Bedeni buradaydı, ruhu Kırcaali’de, Mastanlı’da kalmıştı.

O yüzden ben, ülkesinden kovulmanın ne olduğunu çok iyi bilirim.

BaÅŸbakan ErdoÄŸan’ın sözlerini iÅŸittiÄŸim zaman aklıma ilk gelen insan, Bulgaristan’da doÄŸan annemle babam deÄŸil, babaannem oldu.

Onun küçücük siluetini pencerenin önünde gördüm.

* * *

Pazar ve pazartesi günleri yurtdışındaydım.

Pazartesi sabahı Yazı İşleri Müdürümüz Emre İskeçeli aradı.

"Gazetemiz bugün iyi ama, ErdoÄŸan’ın sözlerinin devamını yapmamışız. Hatamız oldu" dedi.

Aynı fikirdeydim.

Bazen böyle oluyor.

Akıl tutulması mı, duygudaşlık eksikliği mi dersiniz?

İhmal veya görmezlik mi?

Belki hepsi, ama "görmezden gelme" asla değil.

Yeni Åžafak’taki meslektaşımız KürÅŸat Bumin, basının bu konudaki tutumunu eleÅŸtiriyor.

Örnek olarak da Hürriyet’i veriyor.

Haklı...

Öteki gazetelerde de aynı durum vardı, ama basından örnek vermek gerektiği zaman herkesin aklına ilk Hürriyet geliyor.

Bundan şikáyetçi de değilim.

Hele hele yapılan eleştiri haklı olduğu zaman, bununla övünebilirsiniz de...

* * *

Ben ne zaman Özal’a yakınlık duymaya baÅŸladım biliyor musunuz?

Anlatayım.

Türkiye İşçi Partisi’nin dergisi Yürüyüş’te yazılar yazıyordum.

Özal’a müthiÅŸ karşıydım.

Küçüklüğümden beri, altı ok ideolojisi ve karma ekonomi mitolojisi ile büyümüştüm.

Özal bunların hepsinin zıddını temsil ediyordu.

Sonra bir gün, Almanya’dan uçaÄŸa binip, Cezayir’e gitti.

Yolda benim bütün ezberlerimi bozan bir açıklama yaptı ve BirleÅŸmiÅŸ Milletler oylamasında Cezayir’e tam destek vermediÄŸimiz için Türkiye adına özür diledi.

Bildiğim kadarıyla ilk defa bir Türk devlet adamı böyle bir şey yapıyordu.

Ne oldu?

Türkiye küçük mü düştü?

Tam aksine, büyüdü.

* * *

BaÅŸbakan ErdoÄŸan’ın sözlerine aynen katılıyorum.

Bir ülkenin azınlıklarına yaptığı eziyet, tam anlamıyla faşistliktir.

Sadece azınlıklara değil, aynı ırktan, aynı inanıştan, aynı etnik gruptan olmayan insanlara yapılan her tür eziyet de böyledir.

O nedenle, Gazze olayları sırasında yapılan gösterilerin, Türkiye’nin Yahudi vatandaÅŸlara dönük hava yaratmasına karşı çıkmıştım.

Benim kuÅŸağım 6-7 Eylül’ü de hatırlıyor.

O günlerde Türkiye’nin Rum vatandaÅŸlarına yapılan muameleyi hayatım boyunca unutmayacağım.

O nedenle BaÅŸbakan’ı bu çıkışı nedeniyle kutluyorum ve arkasında olduÄŸumu herkese ilan ediyorum.

* * *

Son sözüm de Osmanlı’yla meselesi olan öteki komÅŸu ülkelere.

Evet, Osmanlı işgalinde yaşadılar.

Ama onlar da Türklere çok eziyet çektirdiler.

Selanik’te silah bıraktığı halde katledilen Türkler için bugüne kadar en küçük üzüntü ifadesini iÅŸitmedik.

Belki bir gün oralardan da böyle sesler gelir diye bekliyoruz.

Balkanlar, 200 yıl boyunca çok ıstıraplar yaşadı.

Şimdi o insanlara karşılıklı olarak ağıt yakma zamanı geldi.

Küçük özürler, geçmiÅŸ olsunlar, baÅŸsaÄŸlıkları, büyük dostlukları getirebilir.  

 

 
Nutuk (Sesli ve Görsel)
 
Etkinlik Takvimi
, 2026
PzrPztSalÇrşPrşCumCts
1 2 3 4
5 6 7 8 9 10 11
12 13 14 15 16 17 18
19 20 21 22 23 24 25
26 27 28 29 30
 
 
 
 
 
Copyright Aralýk 2002 © balkanpazar.org
tasarým ve uygulama Artgrafi.net